Kibris'ta kadin/toplumsal cinsiyet calismalari ve kadin hareketi uzerine bir degerlendirme
Journal of Cyprus Studies, July, 2007 by Hanife Aliefendioglu
Abstract
This article deals with women's movements and studies in Cyprus, focusing on the latest developments in these fields. In Cyprus women's movements, academic women study groups, centres and initiatives have adopted the views of social gender that has been put forward by European Union and United Nations in their member states. The experiences in bi-communal meetings and discussions with social gender components and formations point out that, especially in northern Cyprus, there is a hope for a lasting and incorporating feminist movement.
Keywords: Social gender, women studies, feminist movement, Cyprus Problem, conflict resolution.
Ozet
Related Results
Bu calisma kadin hareketi ve kadin calismalari baglaminda Kibris'taki surecin tarihine goz atarak, son donem gelismelerine odaklanir. Buna gore varolan kadin hareketindeki yenilikler, akademik alandaki kadin calismalari grup, merkez ve insiyatifleri, Birlesmis Milletler ve Avrupa Birligi'nin ulke gundemlerine tasidigi toplumsal cinsiyet bakis acisi kabul gormustur. Iki toplumlu gorusmelerde kadinlarin edindikleri deneyim ise Kibris sorununun toplumsal cinsiyet bileseni olmadan artik ele alinmayacagina dair tartismalarin onunu acmistir. Bu gelismeler isiginda, adada ozellikle kuzey kesiminde kadin hareketinin kalici ve kapsayici bir feminist harekete yol acabilecegine iliskin bir olusum umut vericidir.
Anahtar Sozcukler: Toplumsal cinsiyet, Kadin Calismalari, Feminist hareket, Kibris sorunu, uyusmazliklarin cozumu.
**********
Kadin calismalari olarak bilinen alan genc bir alandir. Feminist hareketin akademik dunyadaki yansimasi ya da feminist hareket icindeki akademisyenlerin hareketin felsefesini universitelere tasimalari, ozellikle sosyal ve beseri bilimler icinde baslangicta erkek egemen bir epistemolojinin teksesliligini sorgulayarak saygin bir yer kazandi. Kadin calismalari, hem farkli calisma disiplinlerinden gelenlere birlikte calisma zemini olusturuyor, hem de elestirel dusuncenin akademide kazandigi onemin ciddi bir ayagini olusturuyordu. Bu alan ilk olarak bireyi erkek ve kadin yapan surecin biyoloji ve fizyolojiden cok az etkilendigini ve cinsiyetler arasi esitsizlik yaratan bu farkin ideolojik ve soyleme dayali oldugunu, dolayisiyla degisime acik oldugu fikrini isledi. (1)
Ikinci dalga feministler kadin sorunlarinin kokeninde ataerkiligin yattigini savundular. Ataerkillik kapitalizmden ayri bir ozerk uretim tarzi olarak, kadinlarin hem ozel hem de kamusal alanda hem uretim hem de yeniden uretime harcadiklari emege erkekler tarafindan el konulmasi anlamina geldigi gibi, kadinlar uzerindeki tum baski mekanizmalarinin en eskisi olan sistematik bir baskiyi ifade ediyordu. Ikinci dalga feminizm, bugunku kadini erkegin ardili olarak goren anlayisin ataerkilligin bir uzantisi olduguna, esitsizligin kokenlerinin burada aranmasi gerektigine isaret eder.
Liberal dusunceden bu yana kadinlarin ve erkeklerin esit, vazgecilmez ve devredilemez haklarla donatilmis oldugunun kabulu, 1980li yillara gelindiginde sarsilarak uluslararasi dokumanlarda "kadinin insan haklari" kavraminin gundeme gelmesiyle son buldu. Buna gore kadin haklari diye bilinen sey kadinlarin insan haklarindan kendi paylarini talep etmelerinden baska birsey degildi.
Yeni feminizm, kadin ve erkek arasinda esitlik konusunun otesine giden bir ufukla farklilik politikalarinin onemini vurgular. Geleneksel esitlik anlayisi erken liberal donemin esitlik anlayisidir: "Erkek ve kadin ayni sekilde yaklasilmasi" demek kadinin erkek gibi gorulmesi demektir. Farkli davranildiginda da, erkek bir norm olarak durmaktadir; bu durumda erkekteki ozellikler kadindaki eksiklerdir. (2) Farklilik politikalari ise kadinlarin erkeklerden farkiliklari kadar, kadinlarin kendi aralarindaki baska olcutlere gore ayrismalarini dikkate alan bir anlayis getirmistir.
Feminist hareketin bir baska basarisi ozel alanla ilgili tartismalari bir kamusal sorun haline getirmesinde yatmaktadir. Buna gore, modernite ile giderek buyuyen ozel ve kamusal alan arasindaki ucurum kapanmali ve kadinin ozel hayatini guvence altina alan, ona secme sansi veren anlayis benimsenmelidir. Ozel alana iliskin sorgulamalarla ortaya cikarilan bilginin politiklestirilmesi sureci bircok ulkede kadin hareketine guc vermistir.
Toplumsal cinsiyet kavrami toplumsal olarak belirlenmis cinsiyeti, biyolojik olandan ayirmak icin onerilmistir. Cinsiyet insanlarin dogustan biyolojik olarak belirlenmis disillik ve erillik ozelliklerini tanimlarken, toplumsal cinsiyet ise toplumsallasma sureci ve kulturun icinde edinilen kadin ve erkek olma ozelliklerine isaret eder. Kadinlarin ve erkeklerin toplumsal olarak ustlenmis olduklari islerin, yerine getirdikleri rollerin, dogal ve kendiliginden bir is bolumunun sonuclari olmaktan cok genelde kulturel olarak belirlenmis ve zaman icinde degisebilir olduklarini gosterir. Kadinla erkek arasindaki farklilik kulturel deneyimden ve kulturel beklentilerden kaynaklanir. Buna gore kadinlarin biyolojik cinsiyetinden kaynaklanan dogurma ve emzirme gibi davranislari disinda butun davranislari sosyaldir, ogrenilmis ve degismeye aciktir. Toplumsal cinsiyet esitligi uluslari kuruluslarin gundeminde de coktan yerini aldi. 1995 yilinda Pekin'de gerceklestirilen 4. Dunya Kadin Konferansi'ndaki temel degisim "toplumsal cinsiyet" kavraminin kadin gundemine girmesi oldu. Kadin erkek arasindaki tum iliskileri yeniden degerlendirmeye olanak taniyan bu kavramin benimsenmesi ve tanitimi kadinin insan haklarinin yeniden ve guclu bir sekilde gundeme getirilmesini sagladi.
Most Recent Reference Articles
- ARAB EUROPEAN RELATIONS - Dec 22 - Russia Denies Selling Missile System To Iran
- EGYPT - Dec 29 - Opposition Says Mubarak Blessed Israeli Attacks
- ARAB AFFAIRS - Dec 22 - Syria Will Eventually Move To Direct Talks With Israel
- ARAB AFFAIRS - Dec 30 - GCC Denounces Massacre
- ARAB ISRAELI RELATIONS - Israel Issues An Appeal To Palestinians In Gaza
Most Recent Reference Publications
Most Popular Reference Articles
- The Greek chorus, Jimmy the Greek got it wrong but so did his critics - Jimmy Snyder and his views on pro sports and race
- How Tyler Perry rose from homelessness to a $5 million mansion
- 9 questions to ask your new lover: what you were afraid to ask, but always wanted to know
- Vickie Winans: at home with the gospel star who lost 75 pounds and reenergized her career
- Living by the word: royal choice



